Mustafa Kemal Atatürk Kimdir?

| 0 yorum

Mustafa Kemal Atatürk Kimdir

 


  Rumi 1296, Miladi takvime göre 1881 yılında Selanik ‘te Koca Kasım mahallesi, Islahhane caddesinde bulunan üç katlı bir evde babası Ali Rıza Bey,  annesi Zübeyde Hanım ‘ın 6 çocuğundan biri olarak dünyaya gelen Mustafa Kemal Atatürk, kardeşleri ;Ahmet, Ömer, Naciye, Fatma isimli kardeşlerini ufak yaşlarda o dönem salgın olan difteri (kuşpalazı) hastalığından kaybetmiş, sadece Makbule isimli kardeşi de 1956 yılına kadar yaşamıştır.

   Eğitim çağına gelen Mustafa Kemal ‘i annesi ile babası arasında hangi okulda eğitim alacağı konusunda anlaşmazlık çıkmış annesi Zübeyde Hanım mahalle mektebindeki,  Hafız Mehmet Efendi  ‘ye babası Ali Rıza Bey ise o dönem yeni yöntemlerle eğitim veren Şemsi Efendi Mektebin ‘de öğrenim görmesini istemiştir. İlk olarak mahalle mektebi olan Hafız Mehmet  Efendi ‘de eğitime başlamış fakat kısa bir süre sonra Şemsi Efendi Mektebi ‘nde devam etmiştir. Mustafa kemal Atatürk babasının bu kararından dolayı ömür boyu minnettar kalmıştır.

   1888 yılında babası Ali Rıza Bey ‘i kaybetmiş daha sonra  annesi ve kardeşi Makbule Hanım ‘la üvey dayısının yanına Rapla Çiftliği ‘ne  yerleşmişlerdir. Burada dayısına yardım etmiş, fakat annesi Zübeyde Hanım oğlunun eğitiminin yarım kalacağı endişesiyle Selanik ‘e eğitimine devam etmesi için göndermiştir. Bu sırada annesi Zübeyde hanım   Selanik gümrük memuru Ragıp bey ile evlenmiştir.

   Eğitim hayatının Selanik Mülkiye Rüştiyesine kaydolarak devam ettirmiş, ancak askeri okuldaki öğrencilerin üniformalarından çok etkilenmesiyle annesi Zübeyde Hanım ‘ın bütün karşı çıkmalarına rağmen Selanik Askeriye Rüştiyesi ‘ne girmeyi başarmıştır. Bu okuldaki matematik öğretmeni olan Yüzbaşı Üsküplü Mustafa Sabri Bey mükemmellik, olgunluk anlamlarına gelen “ Kemal “ adını vermiş ve okuldaki Fransızca öğretmeni de Mustafa kemal ‘lin düşüncelerinden çok etkilenmiştir.

   1896-1899 yılları arasında Manastır Askeri  İdadisi okulunda eğitimini sürdürmüş  bu okuldaki okuduğu sırada 1897 Osmanlı - Yunan savaşı çıkmış, cepheye çok gitmek istemişse de hem idadi öğrenci (lise hazırlık sınıfı öğrencisi ) hem de 16 yaşında olduğu için cepheye gönderilmemiştir. Manastır Askeri İdadisini başarıyla bitirmiş, ardından Erkan-ı Harbiye (Harp Akademisi) ‘ne devam etmiş ve 11 Ocak 1905 tarihinde okulundan Kurmay Yüzbaşı olarak mezun olmuştur.

   Mezun olduktan sonra 1905-1907 yılları arasında Şam ‘da bulunan  5. Ordu ‘ ya  staja gönderilmiş ve burada Kurmay Subay olarak Suriye ‘nin çeşitli bölgelerindeki isyanlarla uğraşmış ve 1908 Şubat ayında  Selanik  ‘e giderek burada İttihat Ve Terakki Cemiyeti ‘ne üye olmuştur.

   1908 Haziran ayında Rumeli Doğu Bölgesi ‘ne;  Demiryolları Müfettişliği ‘ne atanan Mustafa Kemal  22 Temmuz 1908 yılında meşrutiyetinin ilan edilmesinin ardından üyesi olduğu İttihat Ve Terakki Cemiyeti tarafından toplumsal ve siyasal sorunları gözlemlemek üzere Trablusgarp ‘a  gönderilmiştir.

   13 Ocak 1909 yılında 3.Ordu ‘ya bağlı olan Selanik redif fırkası ‘nın Kurmay başkanı olmuş ve 31 Mart Ayaklanması ‘nın bastırmak üzere kurulan kademe birliklerin başkanı olmuştur.  Bu görevinin ardından 5. Kolordu Kurmaylığı 38. Piyade Alayı Komutanlığı görevlerinde yer almıştır.

   Fransa ‘da düzenlenen Picardie Manevraları ‘na  12 Eylül - 18 Eylül 1910 tarihleri arasından gönderilmiş olan Mustafa Kemal  burada uçak uçuş denemelerine davet edilmiş fakat yanındaki komutanların uyarısı üzerine uçağa binmeyi kabul etmemiştir. Mustafa Kemal ‘in bineceği uçak büyük bir kaza geçirmiş ve yere çakılmıştır. Bu olaydan sonra Atatürk hiçbir zaman uçağa binmemiştir.

   Tarihler 29 Eylül 1911 yılını gösterdiğinde İtalyanlar Trablusgarp ‘a saldırmış ve Trablusgarp Savaşı başlamıştır. Bunun üzerine Mustafa Kemal yanına komutan ve diğer subayları da alarak 18 Aralık 1911 yılında hareket etmiş ve İskenderun ‘a  geldikleri sırada rahatsızlanmıştır. 16 - 17 Ocak taarruz sırasında gözünden yaralanmış ve bir ay hastanede kalarak tedavi görmüş ve 6 Mart ‘ta Derne Komutanlığı ‘na göreve getirilmiştir.

   Balkan Savaşları ‘nın ortaya çıkmasıyla 24 Ekim 1912 yılında İstanbul ‘a hareket etmiş ve 24 Kasım 1912 tarihinde Akdeniz Boğazı,  Kuva- yi  Mürettebesi Hareket Şubesi Müdürlüğü ‘ne göreve başlamıştır. Ardından 1913 yılında Sofya Ataşeliği ‘ne atanmış ve o dönem Sofya Elçisi olan Ali Fethi Okyar ‘ın alt kademesinde yer almıştır.

   Tarihler 28 Temmuz 1914 ‘ü gösterdiğinde I. Dünya Savaşı başlamış ve Osmanlı Devleti 29 Ekim 1914 yılında savaşı girmiş ve Muş ‘ta, Mustafa  Kemal ‘i 3. Kolordu emrinde Tekfurdağ ‘da kurulacak olan 19. Fıkra komutanlığı ‘na atanmıştır. 25 Nisan 1915 yılında İtilaf Devletleri ‘nin Gelibolu Yarımadası ‘na çıkartma yaparak Çanakkale Savaşı başlamıştır. 3. Kolordu Komutanı ‘nın emrinde Kaymakam (Yarbay ) Mustafa Kemal Atatürk, Arıburnu ‘ na çıkan Avustralya ve Yeni Zelanda Kolordusu birliklerinin yarım adada ilerlemesini durdurmuş ve  bu başarısıyla 5. Kolordu Komutanı ‘nın dikkatini çekmiş ve beğenisini kazanmıştır. İngilizler ikinci çıkartmasının Suvla Körfezi ‘nden yapmış ve 8 Ağustos ‘ta Otto Liman Von Sanders  Anafartalar Mevkisi ‘ndeki birliklerine komutasını veren Mustafa Kemal,  9-10 Ağustos tarihinde Anafartalar Zaferi ‘ni kazanmıştır. Ardından 21 Ağustos tarihinden II. Anafartalar zaferiyle başarısın  pekiştirmiş ve İstanbul  basını tarafından “Anafartalar Kahramanı” olarak anlatılmıştır.

   1 Nisan 1916 yılında Diyarbakır Tuğgeneral ‘liği görevine yükselmiş ve  “Paşa”  ünvanına sahip olmuştur.

   Hastalığı sebebiyle 1918 Haziran ayında Viyana ‘ya giderek tedavi görmüştür.

   Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919 yılında Samsun ‘a çıkmış ve 22 Haziran 1919 tarihinde arkadaşlarıyla birlikte Amasya ‘da yayımladığı genelgeyle “ Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararının kurtaracağını ” ilan etmiştir. Daha sonra Erzurum Kongresi ‘ne katılmış ve kongre üyelerinin ısrarına daha fazla dayanamamış  ve Osmanlı Hükümeti ‘nden istifa edip kongre başkanlığına seçilmiştir. 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında Sivas Kongresi toplanmış ve alınan kararları uygulamak amacıyla bir temsil heyeti oluşturulmuş,  başkanlığını da Mustafa Kemal Paşa getirilmiştir.

   23 Nisan 1920 yılında Ankara ‘da Türkiye Millet Meclisi (TBMM ) ‘ nin açılmasını sağlamış ve meclisi bir kurucu meclis gibi çalıştırarak ilerde milli mücadeleyi yürütecek olan Anadolu hükümetinin de bir yandan alt yapısını oluşturmuştur.

   Kuva-yi Milliye örgütünü dağıtarak düzenli bir ordu kurmuş ve düzenli ordu ilk başarısını; Birinci İnönü Muharebesi ‘nde ispatlayarak halkın orduya güveni artmış ve bütün dünyanın da dikkatini çekmeyi başarmıştır.

   Kütahya - Eskişehir  Muharebeleri sonrası Türkiye Büyük Millet Meclisi içerisinde karışıklıklar olmuş ve Mustafa Kemal Paşa ‘ya karşı tepkiler oluşmaya başlamıştır.  Tepkililer Mustafa  Kemal ‘in ordunun başına geçmesini isteyerek asıl niyetleri Ankara ‘dan uzaklaştırmak istemişlerdir. Mustafa Kemal tepkilere dayanamamış ve bir şartla kabul edeceğini;  bunun mecliste ordu ile yetkilerin üç ay süreyle kendisinde toplanacağını belirten bir kanun çıkarılmasını istemiştir. 5 Ağustos 1921 tarihinde mecliste oy birliğiyle Mustafa Kemal TBMM Orduları Başkomutanlığı görevine  getirilmiştir.

   Başkomutanlık görevine başlamasıyla birlikte, halkı ordunun donatılması ve güçlenmesi için seferberliğe çağırmış ve 12 Ağustos ‘ta teftiş sırasında attan düşmüş ve kaburga kemiği kırılmıştır.

   Sakarya Meydan Muharebesi ‘ndeki ordunun başarısıyla 19 Eylül 1921 tarihinde  Mustafa Kemal Paşa ‘ya “ Mareşal “  ünvanı ve”  Gazi “ ünvanına layık görülmüştür.

    28 Ekim 1923 gecesi Gazi Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa ve belli kimseleri çağırarak “Yarın Cumhuriyet ‘i ilan edeceğiz “diyerek kararını açıklamıştır.  Tarihler 29 Ekim 1923’ü gösterdiğinde  TBMM Genel Kurulu toplantısı oldu ve saat 20:30 da milletvekillerin alkışlarıyla meclisten “ Yaşasın Cumhuriyet “ sesleri yükselmiş ve artık Mustafa Kemal Paşa önderliğinde “  Türkiye Cumhuriyeti “  ilan edilmiştir. Ardından Cumhurbaşkanı seçimleri yapılmış,  mecliste 158 milletvekilin oylarının tamamını alan Mustafa Kemal , Türkiye Cumhuriyeti ‘nin ilk Cumhurbaşkanı seçilmiştir.

   3 Mart 1924 tarihinde Tevhid-i Tedrisat kanunu kabul ederek medreseleri kaldırılmış ve ardından Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki bütün okullar Milli Eğitim Bakanlığı ‘na bağlanmıştır. Aynı tarihte Osmanlı Hanedanı üyeleri vatandaşlıktan çıkarılmış ve yurt dışına sürülmüş aynı zamanda halifelikte kaldırılmıştır.

   Osmanlı ‘nın  tarım ürünleri üzerinden %10 oranında ki aldığı Aşar vergisi, ( Öşür vergisi) 17 Şubat 1925 tarihinde kaldırılarak  köylü rahatlatılmıştır.

   Şapka Kanunu,  25 Kasım 1925 tarihinde kabul edilmiş ve TBMM üyelerine ve memurlara şapka giyme mecburiyeti getirilmiştir.

   13 Aralık 1925 yılında resmi gazetede yayımlanarak ; tekke, zaviyelerin ve türbeler kapatılmıştır.

   Osmanlı devleti ‘nin kullandığı;  takvim, saat ve ölçüler Avrupa devletlerinden farklı olduğundan  sosyal, ticari ve resmi ilişkileri zorlaştırması yüzünden;  26 Aralık 1925 tarihinde Hicri ve Rumi takvimlerin yerini Miladi takvim getirilmiş ve 1 Ocak 1926  gününden itibaren bu takvim kullanılmaya başlanmıştır. Ayrıca bir gün 24 saate bölünerek günlük hayat düzenlenmiş oldu.

   Arşın , enzade, okka isimli kullanılan ölçü birimlerinin yerini 1931 yılındaki çıkarılan bir kanunla yerini kilo ve metre ölçüleri almıştır.

   1935 yılında Cuma günü olan hafta tatili, Pazar günü olarak yeni bir kanunla resmileşmiştir.

   Türk aile hayatının yeniden düzenlendiği, resmi nikah esası getirildiği miras konusunda eşitliğin olduğu tek kadınla evlilik  kanunlarının bulunduğu Medeni kanun ‘u 4 Ekim 1926 yılında yürürlüğe girmiştir.

   765 sayılı Türk Ceza Kanunu; 1 Mart 1926 tarihinde 1889 İtalyan Zanerdell kanunu örnek  alınarak TBMM tarafından kabul edilmiş ve yürürlüğe girmiştir.

   1925 yılında Terakkiperver Cumhuriyet Fıkrası kapanmış ve 1927 yılında kabul edilen Cumhuriyet Halk Fırkası tüzüğü ile Atatürk ; değişmez genel başkanı ilan edilerek ömrü boyunca milletvekillerini kendi seçme hakkı verilmiştir.

   Tarihler 1 Kasım 1928 i gösterdiğinde ise yeni Türk harflerini TBMM tarafından yürürlüğe konmuş ve “ Millet Mektepleri ” kurularak halka okuma yazma öğretilmiştir. Atatürk, Millet Mektepleri Başöğretmen ‘i olarak 24 Kasım 1928 tarihinde ilan edilmiştir.

   12 Temmuz 1932 yılında Türk Dili Tetkik Cemiyeti kurularak, 1934 yılında cemiyetin adı; Türk Dili Araştırma Kurumu olarak değiştirilmiş, fakat 1936 yılında son olarak Türk Dil Kurumu olarak isimlendirilmiştir.

   29 Ekim 1923 yılında Cumhuriyet ‘in kuruluşunun 10. Yılı olması sebebiyle bir konuşma yapan  Mustafa Kemal Atatürk , ülkenin kuruluş temelini  yalın bir dille tüm dünyaya ve Türk milletine anlatmıştır.

   Tarih ve medeniyetleri araştırmak için Mustafa Kemal ‘in talimatıyla, Türk Tarihi Araştırma Kurumu kurulmuş ve 1936 yılında Türk Tarih  Kurumu olarak yeniden düzenlenmiştir.

   21 Haziran 1934 yılında soyadı kanunu çıkarılmış ve her Türk vatandaşı kendi isminden başka ailesinde ortak kullanacağı bir soy adına sahip olacaktır. Kanunun kabulünün ardından 24 Kasım 1934 tarihiden TBMM tarafından  “ Atatürk “ soyadı  verilmiştir.

   Ata binmeyi,  yüzmeyi , müzik dinlemeyi ve kitap okumayı çok seven Mustafa Kemal Atatürk;  tavla ve bilardo oynamaktan hoşlanmış ve zeybek oyunlarına, güreşe ve Rumeli türkülerine de oldukça ilgi  duymuştur.

   29 Ocak 1923 yılında Latife hanım ‘la evlenmiş;  fakat bu evliliği uzun sürmemiş ve 5 Ağustos 1925 yılında ayrılmışlardır .Öz evlanı bulunmayan Atatürk ‘ün : Abdurrahim Tuncak, Afife, Zehra, Rukiye Erkin,  Nebile  İrdelp,  Afet İnan, Mustafa, Ülkü Adatepe ve Sabiha Gökçen isimli manevi evlatları olmuştur.

   1937 yılında ise Atatürk ‘ün  rahatsızlıkları iyice baş göstermiş ve sağlık durumu ciddi derecede bozulmaya başlamıştır. 1938 yılında “ Siroz “ teşhisi konmuş ve Avrupa ‘dan ve Türkiye ‘den bir çok doktorun çabasına rağmen hastalığının tedavisine sonuç alamamışlardır.

   Fransızca ve Almanca bilen Türkiye Cumhuriyeti ‘nin Cumhurbaşkanı ve kurucusu olan Mustafa Kemal ; 10 Kasım 1938 Perşembe sabah saat 09:05 te İstanbul Dolmabahçe Sarayı ‘nda hayatını kaybetmiştir.

   21 Kasım 1938 günü Ankara ‘da büyük bir tören düzenlenmiş ve Ankara Etnografya Müzesi ‘ne geçici olarak kabrine konulmuş ve 15 yıl sonunda kendisi için yapılan ve yurdun her ilinden getirilen vatan topraklardan hazırlanan  Anıtkabir  ‘deki ebedi  istirihatına 10 Kasım 1953 yılında getirilmiştir.

   Vasiyetinde varlığının hepsini  Türk Dil Kurumu ‘na, Türk Tarih Kurumu ‘na ve Cumhuriyet Halk Fırkası ‘na bırakılmasını istemiştir.

   Türkiye ‘nin her il ve ilçe merkezlerinde Atatürk resimleri ve anıtları Atatürk heykeli,  büstü veya maskı vardır.

   Atatürk ‘ün ölümünün ardından her 10 Kasım günü sabah saat 09:05 ‘te;  Türkiye Cumhuriyeti,  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye ‘nin yurt dışı temsilciliklerinde halkın büyük bölümü ataya saygı için bir dakikalık saygı duruşunda bulunur, araçlar olduğu yerde durur ve kesintisiz korna çalmaktadır.

1. Siyasal Devrimler:
· Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
· Cumhuriyetin İlanı (29 Ekim 1923)
· Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)

2. Toplumsal Devrimler
· Kadınlara erkeklerle eşit haklar verilmesi (1926-1934)
· Şapka ve kıyafet devrimi (25 Kasım 1925)
· Tekke zâviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925)
· Soyadı kanunu ( 21 Haziran 1934)
· Lâkap ve unvanların kaldırılması (26 Kasım 1934)
· Uluslararası saat, takvim ve uzunluk ölçülerin kabulü (1925-1931)

3. Hukuk Devrimi :
· Mecellenin kaldırılması (1924-1937)
· Türk Medeni Kanunu ve diğer kanunların çıkarılarak laik hukuk düzenine geçilmesi (1924-1937)

4. Eğitim ve Kültür Alanındaki Devrimler:
· Öğretimin birleştirilmesi (3 Mart 1924)
· Yeni Türk harflerinin kabulü (1 Kasım 1928)
· Türk Dil ve Tarih Kurumlarının kurulması (1931-1932)
· Üniversite öğreniminin düzenlenmesi (31 Mayıs 1933)
· Güzel sanatlarda yenilikler

5. Ekonomi Alanında Devrimler:
· Aşârın kaldırılması
· Çiftçinin özendirilmesi
· Örnek çiftliklerin kurulması
· Sanayiyi Teşvik Kanunu'nun çıkarılarak sanayi kuruluşlarının kurulması
· I. ve II. Kalkınma Planları'nın (1933-1937) uygulamaya konulması, yurdun yeni yollarla donatılması

 Eserleri

Tabiye Meselesinin Halli Ve Emirlerin Sureti Tahririne Dair Nesayih

Takımın Muharebe Talimi

Cumalı Ordugahı - Süvari : Bölük, Alay, Livatalim Ve Manevraları

Tabiye Ve Tatbikat Seyahati

Bölüğün Muharebe Talimi

Zabit Ve Kumandan İle Hasbihal

13321 görüntüleme

Yorum YapYorumunu Paylaş

Facebook Hesabınla yorum yapabilirsin

Mustafa Kemal Atatürk hakkında yorumunuzu paylaşın



Fatal error: Call to undefined function get_option() in /home/biyografim/public_html/inc/footer.php on line 2